Aşk için yeryüzünde uzaktan ötesi yok En uzun gecelere şafaktan ötesi yok Yaklaşanlar tanriya o gerçek aşikladir Nehirlerce denize varmaktan ötesi yok Taş bir duvardir...
Yaşanmamış hatıralar bilirimBüyülü sonbahar akşamlarındaBulutlar üstünde su kenarındaYalnız hayal edilen hatıralarİşte; en ürpertici nağmelerleBizim şarkımızı söyliyen rüzgarSen dudağında gülümsemelerleBen gözyaşlarımla, bu alemdeyimFakat yine bizbize, başbaşayızDuymasan...
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde...
Hadi gir içeri. Ama gözlerindeki o kanayan suçluluk bırak kapıda kalsın. Ona ihtiyacımız yok artık. O hayatın içine birtürlü sığamayan ve telaşından durmadan sigaraya...
Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki....
Hep aynı cümleler. Babamlar nasıl? İlacını aldın mı? Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen dalıp giderdin mutfakta yemek yaparken tahta...
Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum. Üşüyorum. Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava. Sen yoksa, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında. Bu yüzden meteoroloji...
İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında, seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın, dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam...Uykudan yüzümde mutlu bir...
Sana akıyorum, hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda. Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak...
Ayrılık çanları çalsa ansızınElveda sevgilim diyecek misin?Önünde diz çöksem, gitme kal desemBakmadan ardına gidecek misin?Ayrı yönde akan ırmaklar gibiDalından uçuşan yapraklar gibiÜmitsiz, çaresiz aşıklar gibiKalbinden...
MaviyeMaviye çalar gözlerin,Yangın mavisineRüzgarda asi,Körsem,Senden gayrısına yoksam, Bozuksam,Can benim, düş benim,Ellere nesi?Hadi gel,Ay karanlık...İtten aç,Yılandan çıplak,Vurgun ve belaGelip durmuşsam kapınaVar mı ki doymazlığım?İlle de illeSevmelerim,Sevmelerim...
Ben hayatta en çok babamı sevdimKaraçalılar gibi yerden bitme bir çocukÇarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecekNasıl koşarsa ardından bir devinO çapkın babamı ben öyle sevdimBilmezdi...
öteki kapımdan gel bunu açamazsıneski gözlerinle gel öldürmek vakti gelhem tetik bulun ardında biri olmasınhanidir ben bu evde saklanıyorumadımı degiştirdim başka bir adla yaşıyorumgece gündüz...
Sanırdım gündüzdü onlarla gecemİçimde ümitti dost bildiklerim.Ne zaman yıkılıp yere düştüysemBırakıp da gitti dost bildiklerim.Hepsi varken baharımda, yazımda;Kışın bir burukluk kaldı ağzımda,Seneler senesi oysa gözümdeCihana...
Sen gidiyorsun ya işine yetişmek içinSaçlarını, gözlerini, elleriniNeyin varsa toplayıp gidiyorsun yaHer seferinde bir şey unutuyorsun sıcakTermometrede yükselen çizgi çizgiKim bilir nerelerde soğuyorsunSenin gözbebeklerin var...
Artık demir almak günü gelmişse zamandanMeçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir...
Diyelim yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl...
O senli yıllara bir çizgi çekipGönül defterini kapattım işteHasretle yanmaya değmezsin deyipGözümde yaşları kuruttum işteŞimdi bu pişmanlık bimem ki niçinKaybeden sen oldun yan için içinUnutmaz...
Madem ki içinde o ateş söndüBir daha yakmadan gidebilirsinAklımda kalmasın bu son bakışlarYüzüme bakmadan gidebilirsinYıllardır verdiğin kederi görmeÜstüme yıktığın kaderi görmeÖmrümden çaldığın günleri görmeBeni...
En sevdiğin elbiseni giydimBu gece kokunu sürdümSolgun yüzünü okşadımSessizce saçlarından öptümYazdığın mektupları okudumKana kana su içer gibiPlaklarını çaldım ah!En çok o şarkıda özledim seni.Issızlık kapıyı...
BitmişseKızıllığını avuç avuç içtiğimiz şafaklarÖğleler, ikindiler çoktan geçmişseBir akşamüstü garipliğiSarmışsa her yeriGüneş devrilmişRenkler solmuşSesler kesilmişseSon kuşlar da geçip gitmişlerse ufuktanVe çiçeklerBükmüşse boyunlarını dalgın dalgınBil ki...
Dün gece uzun uzunSeni andım, ağladım.Sonu yok yolumuzunOna yandım, ağladımKim bilir acımızıBu yasak aşkımızıO eski şarkımızıÇaldım çaldım, ağladım!..Dolaştım sokaklardaAğaran şafaklardaSeni senden uzaktaSardım sardım, ağladımİmrendim sevenlereSarılıp...
Demek şimdi gidiyorsun;Yazdığımız son şiir, öyle yarım kalacak!.Demek şimdi gidiyorsun;Kuşlarımız acıkacak,Saksılarımız artık sulanmayacak!.Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıpAynanın sahtekar yüzüne,- Oy benim yaralım -Demek...